Yayın Tarihi: 1 Şubat 2025
Abdülhamid II Dönemi Askerlik Muafiyetleri: İstikrar ve Parçalanma Arasında Bir Osmanlı Paradoksu
II. Abdülhamid döneminde askerlik muafiyetleri, merkezi otoriteyi korumak için tasarlanmıştı. Dini sınıflar (kadılar, imamlar), Harem-i Şerif hademesi ve Hicaz doğumlular muaf tutulurken, Doğu Anadolu’daki Kürt aşiretleri ile Arap bedevileri, isyan riski nedeniyle askere alınmadı. İstanbul’da ikamet edenler ise “bedel-i nakdi” ödeyerek muaf olabiliyordu. Hicaz’ın nüfusu (300.000-500.000) düşük olmasına rağmen, bölgenin kutsal statüsü nedeniyle bu muafiyet sürdürüldü. Ancak bu politikalar, ordunun insan kaynağını daralttı; Balkan Savaşları’ndaki yenilgide modernizasyon eksikliği ve siyasi dağınıklık daha belirleyici olsa da, asker sayısının azlığı da etkili oldu. Girit’teki Hristiyanlar ise fiilen Osmanlı denetiminden çıktığı için zaten askere alınamıyordu. Tarihçiler, bu muafiyetlerin imparatorluğun çözülüş sürecindeki kırılganlığını nasıl derinleştirdiğini vurgular.
Kaynaklar:
-
Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey
-
Kemal Karpat, Ottoman Population 1830-1914
-
Mehmet Hacısalihoğlu, Doğu Vilayetleri ve Osmanlı-Kürt İlişkileri