Yayın Tarihi: 3 Şubat 2025
Deprem Gerçeğinden İlhamla: Dayanıklılıkla Büyümenin Bilimi
Marmara Bölgesi’nde öngörülen 7.5 büyüklüğündeki deprem ve 4 milyonu aşkın insanın karşılaşabileceği riskler, yalnızca fiziksel tehditler değil; toplumun her bireyinin içsel kapasitesini geliştirme fırsatı olarak okunmalı. Dayanıklılık, zorluklara uyum sağlamaktan öte, kişinin kritik düşünme becerilerini, öz farkındalığını ve problem çözme yetkinliklerini besleyen bir süreçtir. Örneğin, deprem hazırlığı yapmak yalnızca bir “tedbir” değil; bireyin risk yönetimi bilincini, sorumluluk alma disiplinini ve çevresine karşı duyarlılığını derinleştiren bir kişisel gelişim adımıdır. Bilimsel verilerin gösterdiği gerçekler, bizi yalnızca “tehlikeye dirençli” değil, dönüşen, öğrenen ve ileriye taşıyan bir zihniyet inşa etmeye davet ediyor. Toplum olarak atılacak her adım—afet eğitimleri, yapısal iyileştirmeler, dayanışma ağları—bireyin içsel potansiyelini açığa çıkaran ve kolektif bilgeliği besleyen birer araç olmalı. Çünkü gerçek dayanıklılık, zorlukları aşmakla değil, onların üzerinden kendini ve çevresini yeniden tanımlamakla mümkündür.