Yayın Tarihi: 3 Şubat 2025
MÖ 12-13. yüzyılda Anadolu Fay Hattı’ndaki şiddetli depremler
MÖ 12-13. yüzyılda Anadolu Fay Hattı’ndaki şiddetli depremlerin, yeraltı sularının hareketi ve Kızıldeniz’in su seviyesinde geçici değişimlere yol açtığı jeolojik verilerle destekleniyor. Bu doğal olayların, antik metinlerde anlatılan “Kızıldeniz’in yarılması” gibi anlatımlarla örtüşmesi, sismik aktivitelerin tarihsel ve kültürel hafızayı nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Hz. Musa’nın İsrailoğulları’nı Mısır’dan çıkışı gibi dinî kıssalar, büyük olasılıkla bu tür doğal fenomenlerin insanlığın anlamlandırma çabasıyla harmanlanması sonucu nesiller boyu aktarılmıştır. Jeoloji ve arkeolojinin kesişimi, antik çağ insanının gözlem gücünü ve olayları açıklama biçimini anlamamıza yardımcı olurken; inanç ile bilimin birbirini dışlamak yerine tamamlayıcı olduğunu vurguluyor. Bu perspektif, günümüzde de afetleri yalnızca birer risk değil, toplumsal dayanıklılık ve kolektif bilincin inşası için bir fırsat olarak okumamız gerektiğini hatırlatıyor. Tarih, bize doğanın gücünün medeniyetleri nasıl dönüştürdüğünü gösterirken, insanlığın hikâye anlatma yeteneğinin evrensel bir miras olduğunu kanıtlıyor.
