İsrail’in Filistin’i etnik temizlemesi ve işgal etmesi

Filistinliler, Lübnan’a kendi istekleriyle değil, 1948 Nakba’sı ve 1967 Savaşı sırasında İsrail’in Filistin’i etnik temizlemesi ve işgal etmesi sonucu zorla sürüldüler; bu süreçte anayurtlarından koparılarak komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldılar. Lübnan’daki kamplarda yaşadıkları yıllarda sistemli ayrımcılık, dışlanma ve şiddetle karşılaştılar, temel haklardan yoksun bırakıldılar ve fakirlik içinde hayatta kalmaya çalışarak direndiler. Filistinliler, “terör örgütü” olmakla suçlanırken gerçekte İsrail’in işgali ve baskısına karşı milli kimliklerini korumak ve haklarını savunmak için kurdukları siyasi ve askeri örgütlerle mücadele ettiler. Lübnan İç Savaşı’na ise doğrudan sorumlu tutulamazlar çünkü çatışmaya İsrail, Suriye ve diğer uluslararası güçlerin müdahalesiyle sürüklenerek dahil oldular; savaşın kökeninde Lübnan’ın tarihsel eşitsizlikleri, mezhepsel bölünmeleri ve dış müdahaleler yatıyordu. Bugün bile Filistinliler, Orta Doğu’nun gururlu ve çeşitli halklarından biri olarak kültürel, sanatsal ve bilimsel alanlarda önemli katkılar sunmaya devam ederken, Kürtler, Ermeniler, Sahra Vilayetleri ve Black Lives Matter gibi ezilen gruplarla dayanışma içinde yer alıyorlar. Dolayısıyla, Filistinliler hakkında yapılan genelleyici ve nefret dolu söylemler, tarihi gerçekleri görmezden gelmekten başka bir şey değil; barış ve adalet yolunda ilerlemek için önyargılardan uzaklaşmalı, onların insanlık adına verdikleri mücadeleyi anlamaya çalışmalıyız.