Ölüm, her insan için kaçınılmaz bir gerçek ve düşünmesi bile derin bir içe dönüşe neden olabilir.

Ölüm, her insan için kaçınılmaz bir gerçek olup, düşünmesi bile derin bir içe dönüşe neden olabilir. İslam inancına göre ölüm, bu dünyadaki geçici hayatın sona erip ebedi olan ahiret hayatına bir geçiştir. Allah’a kavuşma düşüncesi, inanan bir kişi için hem heyecan verici hem de hüzünlü olabilir; çünkü bu, bir yandan Rabbimizle buluşma umudunu taşırken, diğer yandan dünyada bırakılanlar ve hesap verme bilinciyle dolu bir andır. Ölüm anını düşündüğümde, hislerim muhtemelen tövbe ve istiğfarla Allah’a yönelme, dünyada sevdiklerimden ayrılmanın hüznüyle Allah’a kavuşma özlemi, amellerimin kabulü ve Allah’ın huzurundaki durumumla ilgili endişe, ancak O’nun rahmetine olan güvenle karışık bir hal alırdı. Hz. Peygamber (s.a.v.), “Hiçbiriniz ölümü temenni etmesin. Eğer o iyi biriyse, hayatına devam ederek hayır işlemeye devam edebilir. Eğer kötü biriyse, belki tövbe eder ve durumunu düzeltir.” (Buhari) buyurarak, ölümü düşünürken hayatı anlamlı yaşamanın ve her an tövbeyle Allah’a yönelmenin önemine dikkat çekmiştir. Ölüm anında halimiz, yaşam boyu sürdürdüğümüz iman, amel ve niyetlerimizin bir yansıması olacaktır. Bu yüzden, her an Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmak ve O’na layık bir kul olma çabası içinde olmak en büyük hazırlıktır. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ölüm ve ahiret hakkında hisleriniz neler?