Tarihsel olaylar, kendi dönemlerinin koşulları içinde değerlendirilmelidir; farklı dönemlerdeki sosyal yapıları doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olabilir. İslam tarihinde zimmî statüsü, dönem ve bölgeye göre farklılık gösterdi. Örneğin, Endülüs Emevî Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu’nda gayrimüslimler, bilim, sanat ve ticaret gibi alanlarda önemli konumlara gelebiliyordu. Günümüz İslam alimleri, bu tarihsel uygulamaların bugün geçerli olmadığını vurgulayarak İslam’ın temel mesajının adalet ve insan onuruna saygı olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Jim Crow Yasaları, ırk temelinde kurumsallaşmış bir ayrımcılık sistemini temsil ediyordu ve zimmî statüsünden farklı bir bağlamda ortaya çıktı. Modern dünyada, insan hakları evrensel değerler olarak kabul ediliyor ve tüm insanların dini veya etnik kökenine bakılmaksızın eşit haklara sahip olması gerektiği anlayışı, hem İslami öğretilerle hem de modern hukukla uyumludur. Tarihi doğru anlamak, geçmişteki hataları tekrarlamamak için büyük önem taşır; bu nedenle, tarihsel olayları bugünün değerleriyle yargılamak yerine, o dönemin şartları içinde anlamaya çalışmak daha yapıcı bir yaklaşımdır.